İndirimli Kurumlar Vergisi Hakkında

                           İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ

 

1) Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A Maddesinde Yer Alan İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması

Kurumlar Vergisi Kanununa 32/A maddesi olarak 5838 sayılı Kanunla eklenen indirimli kurumlar vergisi müessesesi ile Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlar dolayısıyla elde edilen kazançların düşük oranda vergilendirilmesi öngörülmektedir.

15/06/2012 tarih ve 2012/3305 sayılı “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar”a göre, bölgesel ve büyük ölçekli yatırımlara, Kararda belirtilen indirimli kurumlar vergisi oranları uygulanmaktadır. Karara göre;

  • İndirilen kurumlar vergisi veya gelir vergisi tutarı yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli vergi uygulamasına devam edilir.
  • Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde indirimli vergi oranından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yatırıma katkı tutarının kalan kısmı için yararlanır.

2) Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 4. Maddesinde Yer Alan Teşvik Uygulaması

Kurumlar Vergisi Kanununa 5838 sayılı Kanunla eklenen geçici 4. maddeye göre; münhasıran tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörlerinde faaliyette bulunanlardan üretim tesislerini Bakanlar Kurulunca belirlenen illere 31/12/2010 tarihine kadar nakleden ve asgari 50 kişilik istihdam sağlayan mükelleflerin, bu illerdeki işletmelerinden sağladıkları kazançlar için nakil tarihini izleyen hesap döneminden itibaren beş yıl süreyle kurumlar vergisi oranı % 75 indirimli olarak uygulanır. Bu teşvikten gelir vergisi mükellefleri de yararlanır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinde yer alan önceki düzenlemede, yatırım döneminde indirimli vergi oranları yatırımcıların münhasıran teşvik belgesine bağlanmış yatırımlardan elde edecekleri kazançlarına uygulanıyordu.

Diğer bir ifadeyle, yatırımdan herhangi bir kazanç elde edilmeden bu teşvikten yararlanılması mümkün bulunmamaktaydı. Anılan madde de yapılan değişiklikle, 01.01.2013 tarihinden itibaren indirimli kurumlar vergisi uygulamasından, yatırımdan kazanç elde edilmeden diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara mahsuben uygulama imkanı getirilmiştir. 

 

Maliye Bakanlığı herhangi bir tebliğ veya sirküler düzenlemesi yapmamış, olayına münhasır özelgeler ile görüşlerini dile getirmiştir. İndirimli kurumlar vergisi ile ilgi olarak kanun dışında yapılan tek düzenleme yatırımların teşviki hakkında tüm teşvik unsurlarını belirleyen Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı(1) ve bu kararın uygulanmasına ilişkin 2009/1 sayılı Hazine Müsteşarlığı Tebliği’dir.

 

Teşvik belgesini haiz yatırımların, bir kısmının devlet tarafından karşılanması, bunun için de teşvik edilen yatırımdan elde edilen kazanca yasal orandan daha düşük vergi uygulanmasıdır.

Teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli kurumlar vergisine tabidir.

 

Yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranıdır.

 

Maliye Bakanlığı birkaç yıldır uygulanmakta olan indirimli kurumlar vergisi hakkında herhangi bir tebliğ veya sirküler yayımlamamıştır. Bu durum, tereddüt edilen konular hakkında, belirsizlik ve uygulama farklılıklarına yol açmaktadır. Maalesef Bakanlık, bu çok önemli kanuni düzenleme hakkında görüşlerini, genel bir düzenleme ile yapmak yerine, münferit sorulara ilişkin verdiği özelgeler ile aktarmaktadır.

 

Özelgeler;

A- İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİNDEN YARARLANMAYA BAŞLAMAK İÇİN TEŞVİKLİ YATIRIMIN KISMEN VEYA TAMAMEN İŞLETİLMEYE BAŞLANMASI YETERLİ OLUP, TEŞVİK BELGESİNİN KAPATILMASI ŞARTI ARANMAZ

 

B- YATIRIMLARINA İLİŞKİN KARIN AYRI OLARAK HESAPLANAMAMASI DURUMUNDA YAPILACAK ORANLAMADA, DİKKATE ALINACAK HUSUSLAR

 

Oranlama yöntemini mümkün kılan düzenlemenin, sadece tevsi yatırımları için değil, komple yeni yatırımlar içinde mümkün kılınmasını sağlayacak bir kanun düzenlemesi yapılması gerekir.

 

1- Oranlama Suretiyle Kazanç Tespiti Seçimlik Bir Hak Olmayıp, Sadece Teşvikli Tevsi Yatırımından Elde Edilen Kazancın Birebir Tespit Edilmesinin Mümkün Olmadığı Durumda Başvurulabilecek Bir Yoldur.

Komple yeni yatırımlarda zaten oranlama suretiyle kazanç tespiti mümkün değildir. Komple yeni yatırımdan elde edilen kazanç olarak birebir tespiti gerekir.

Tevsi yatırımlarda kazancı birebir tespit etme olanağı varsa bu şekilde tespit edilmeli, yoksa oranlama yöntemine başvurulmalıdır. Oranlama yöntemine yönelik olarak istenen görüşlere istinaden verilen özelgelerin hemen hepsinde, “indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanacak kazancın oranlama yapılmak suretiyle belirlenmesi seçimlik bir hak olmayıp indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın mükellefçe tespit edilmesi esastır.

2- Oranlama Suretiyle Kazanç Tespitinde Dikkat Edilecek Hususlar

Kazancın ayrı hesaplarda takip edilememesi yani birebir tespit edilememesi halinde indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırımı tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle tespit edilecektir. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınacaktır.

• Oranlanacak sabit kıymetler, brüt tutarları üzerinden dikkate alınacak yani birikmiş amortismanlar düşülmeyecektir.

• Oranlamaya yalnızca amortismana tabi sabit kıymetler dahil edilecektir.

• Oranlamaya dahil edilecek teşvikli yatırım tutarı ve toplam sabit kıymet tutarının tespitinde, yeniden değerleme oranı kullanılarak herhangi bir güncelleme yapılmayacak, sadece VUK’a göre yapılmış enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarlara itibar edilecektir.

• Oran, indirimli kurumlar vergisinin uygulandığı yılların bilançolarına göre yeniden hesaplanacaktır.

İşletmeye geçilip de teşvikli yatırımdan elde edilen kazanç üzerinden indirimli kurumlar vergisi hesaplayabilmek için yapılacak oranlama, bir kereye mahsus olmayıp, indirimli oranın uygulanacağı yıllarda yeniden hesaplanacaktır.

İndirimli oranın ilk defa uygulandığı yılda tespit edilen oran sabit kalmayacak, uygulamanın gerçekleştirileceği sonraki yılların bilançolarına göre güncellenecek, bu suretle gerek teşvikli yatırım tutarında gerekse toplam sabit kıymet tutarında sonradan meydana gelecek değişiklikler, değişikliklerin gerçekleştiği yıllar için dikkate alınmış olacaktır

3- İndirimli Oranın Hangi Kazanca Uygulanacağı Sorunu

Komple yeni yatırımlarda indirimli oran uygulanacak kazanç, ayrı hesaplarda tespit edilmeli yani fiili kazanç tutarı bulunmalıdır. Tevsi yatırımlarında ise mümkünse yine kazanç ayrı hesaplarda izlenmeli yani fiili kazanca itibar edilmeli, ancak kazanç ayrı bir şekilde tespit edilemiyorsa orantı yöntemi uygulanmalıdır.

İndirimli veya normal oranda olsun, kurumlar vergisi oranı zaten ticari kazanca değil, bu ekleme ve indirimler yapıldıktan sonra oluşan safi kazanca yani matraha uygulanır.

Matrah tutarı teşvikli yatırımdan elde edilen kazancın üzerinde olduğu sürece, teşvikli yatırım tutarının tamamına indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecek, yok eğer matrah teşvikli yatırımdan elde edilen kazancın altındaysa bu defa matrahın tamamına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanabilecektir.

 

Teşvikli yatırımdan elde edilen kazanç o yatırımın faaliyet kârıdır ve bu kâr tutarı, beyannamede uygulanan ekleme ve indirimler sonucu ulaşılan matrahtan küçükse bu kazanca, yok eğer matrah bu kazançtan küçükse matrahın tamamına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanmalıdır. Yani matrah içinde öncelik, teşvikli yatırımdan elde edilen kazanca verilmelidir. Maliye Bakanlığı’nın bu konu hakkında tespit edebildiğimiz tek özelgesindeki görüştedir.

 

İster komple yeni yatırım olsun isterse tevsi yatırımı olsun, o yatırımdan elde edilen kazanç çoğu zaman birebir tespit edilemez. Edilse bile, o yatırımdan elde edilen kazanç işletmenin faaliyet dışı diğer gider ve gelirleri ile ve olağan üstü gider ve gelirleriyle birleşip tek bir ticari kazancı oluşturmakta ve bu ticari kazanç kanunen kabul edilmeyen giderler, vergiye tabi olmayan gelirler, istisnalar, indirimler gibi pek çok unsurdan etkilendikten sonra kurumlar vergisi matrahına ulaşılmaktadır. İndirimli kurumlar vergisi oranı da doğrudan matraha uygulandığı için, ister fiili olsun ister orantı yöntemiyle olsun teşvikli yatırımdan elde edilen kazanç ile matrah arasındaki bu unsurların indirimli oran açısından ne şekilde değerlendirileceği belli değildir.

İndirimli kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin tereddütlerin kaldırılması için uygulama tebliğin çıkarılması gerekmektedir.

 

 

 

 

UYGULAMA ÖRNEĞİ

Bir mükellefin, harcamalarına 2013 yılında başladığı bölgesel teşvik uygulamaları kapsamındaki 3. bölgede yatırım yaptığını düşünelim;

 

Harcama Sınırı

Katkı Sınırı

Toplam Yatırım Tutarı

17.000.000

17.000.000

Katkı Oranı (BKK  md. 15/1)

0,20

0,20

Toplam Katkı Tutarı (17.000.000 x %20=)

3.400.000

3.400.000

1. Sınır (Toplam katkı tutarının %20 si- BKK  md 15/5)(3.400.000 x %20=)

680.000

680.000

2. Sınır Gerçekleşen Harcama (BKK md 15/5)

500.000

700.000

Diğer Faaliyetlerden Elde Edilen Kazançlara Mahsuben Uygulanacak Kısım

500.000

680.000

Aynı mükellefin 31.12.2013 dönemi diğer faaliyetlerden elde ettiği ticari kazancı 680.000 TL, kanunen kabul edilmeyen giderleri 10.000 TL olsun.

 

 

Harcama Sınırı

Katkı Sınırı

Vergi İndirim Oranı (BKK md15/1)

 

 0,50

 0,50

 

 

 

 

Yatırım Tutarı

a

17.000.000

17.000.000

Yatırım Katkı Oranı (BKK md 15/1)

b

0,20

0,20

Yatırım Katkı Tutarı

c= a*b

3.400.000

3.400.000

 

 

 

 

İndirimli Oranlı Vergi (Yararlanılan Vergi)

6

 50.000

68.000

Kalan Yatırım Katkı Tutarı

c-6

3.350.000

3.332.000

 

 

 

 

 

 

 

 

31.12.2013 Dönem Ticari Kârı (Mali Kâr Değil)

e

 680.000

680.000

İndirimli Vergi Oranı Uygulanacak Ticari Kazanç

f

 500.000

680.000

Genel Vergi Oranı Uygulanacak Ticari Kazanç

e-f

180.000

0

 

 

 

 

 

 

 

 

Dönem Ticari Kârı

 1

 680.000

 680.000

KKEG

 2

 10.000

 10.000

Mali Kâr

 3=1+2

 690.000

 690.000

KV 32/4 Mad. Kap. İnd.Kur. Ver. Matrahı

4

 500.000

680.000

İndirimli Vergi Oranı

(Genel KV Oranı- %20 x Vergi İndirimi Oranı %50=)

5

0,10

0,10

İndirimli Vergi

6=4*5

 50.000

68.000

Genel Vergi Matrahı

 7=3-4

 190.000

10.000

Vergi Oranı

 8

 0,20

0,20

Genel Vergi

 9=7*8

 38.000

2.000

Toplam Vergi

 6+9

 88.000

70.000

 

 

Mevzuat Komisyonu üyesi

Tuncay ÜNVERDİ